Metrobüs hattındaki araçlar troleybüs olamaz mı?

Elektrikli otomobiller yavaş yavaş ülkemizde de rağbet görmeye başladı. Bilhassa şehir içi günlük kullanımda -hele de İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde- aslında tüketim açısından ideal bir çözüm olarak görünüyorlar.

Tek sorun tabi ki fiyatları. Şarj istasyonlarının az olması da bir sorun gibi görünse de elektrikli araçların menzilleri şehir içi kullanım için yeterli olduğundan gün içerisinde şarj ihtiyacı olmayacaktır. Gece ev elektriği ile sabaha kadar şarj edilen araçların tüketim maliyeti bir depo sıvı yakıt fiyatı kadar olmayacaktır. (Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=-s_bSIM3ClM)


Durum böyleyken insanın aklına ister istemez İstanbul’da her gün gözümüzün önünde olan Metrobüs hattı geliyor. E-5 (D100) karayolu içerisinde kendine mahsus bir yolu olan bu hatta toplam 593 araç hizmet veriyor ve ortalama 710 bin yolcu taşınıyor. 2016 İETT Faaliyet Raporu‘nda belirtilen bilgilere göre bu hatta günlük ortalama 95 ton yakıt tüketilmektedir.

Yıllara göre günlük tüketilen yakıt miktarı

Peki bu kadar yüksek tüketimin olduğu bu hatta, bu kadar çok içten yanmalı ve bakım gerektiren motorlu araçlar yerine herhangi bir şarj problemi olmayan, bakımı daha kolay olan, tramvay gibi tepesinden elektrik hattına temas ederek gerekli enerjiyi sağlayan -23 yıllık kullanımın ardından 1984 yılında elektrik kesintileri bahane edilerek kullanımdan kaldırılan- troleybüs araçlara geri dönülemez mi?

Avrupada, üstelik normal trafiğin içerisinde hala kullanılan bu araçlar İstanbul için -bilhassa Metrobüs hattı için- çok ideal görünüyor. Üstelik hali hazırda kendi özel yolu olduğu için daha verimli olacağı da şüphesiz.

Metrobüs Hattı Troleybüs Hattına Dönüştürülür Mü?

Metrobüs hattının Troleybüs hattına dönüştürülmesi konusunda en son 2013’te sorulan bir soruya cevap veren dönemin İETT genel müdürü Dr. Hayri Baraçlı -o zaman için- bunun bir Ar-Ge Projesi olarak değerlendirildiğini, henüz netleşmiş bir şey olmadığını belirtmişti. Baraçlı’dan sonra kurumdan gelen başka bir açıklanmaya rastlanmadı.

Metrobüs mevzuuyla alakalı olabilecek başka bir hususa daha değinelim.

Bugün Anadolu Ajansı’nın geçtiği bir haberde Bozankaya isimli yerli otobüs üretim şirketinin SILEO isimli aracı Avrupa’da Busworld Europe 2017 fuarında tanıtıldığını öğreniyoruz. 4 Saatte sarj olabilen ve tek şarjla 400 km yol gidebilen bu araçlar hakkında daha fazla bilgi almak için firmanın websitesini incelediğinde Almanya’da raylı sistemler üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde temellerinin atıldığını, elde ettikleri tecrübelerle 1997’den itibaren de ülkemizde kendi raylı sistem araçlarını ürettiklerini görüyoruz.

Günümüzde Trambus, Troleybüs, Elektrikli Otobüs gibi üretimler de yapan firmanın araçları pek çok belediyede kullanılıyor. Başlarda 3-4 olan araç alımları zamanla 25-30 araca yükselmiş.

İnsan biz bu araçları neden İstanbul’da göremiyoruz diye sormadan edemiyor. Gerçi Bozankaya’nın müşterileri arasında İETT de var. 2014’te firmadan yerli tramvay gövdesi satın alınmış. Kamuoyuna “Yerli Tramvay” olarak duyurulan bu araçlardan 2014 sonuna kadar 16 adet daha alınacağı ifade edilmiş. Ancak son durum hakkında bilgi bulamadık.

Netice

Bozankaya gibi Avrupa’da elektrikli otobüs konusunda boy gösterebilen yerli firmalarımız mevcut. Üstelik araçları Türkiye’de pek çok belediyede başarıyla kullanılıyor. Öte yandan elimizde Metrobüs hattı gibi karayolundan bağımsız, günde 90 ton yakıt tüketen ve “gel beni elektrikliye çevir” diye bangır bangır bağıran bir sistem var. Yani un var, şeker var, yağ var.. Helva yapsak ya?

Hasan Civelek

BT Magazin’in kurucusu. Kitapi kurucu ortağı. Elektronik Mühendisi. 2001’den beri PHP üzerine çalışıyor. Ubit AŞ.’de Ar-Ge direktörü ve PHP/iOS uygulama geliştiricisi olarak görev yapıyor. 2010’dan beri blogger.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...