Google Destekli Fervo Energy, Yeni Nesil Jeotermal Enerjiyi Ölçeklendiriyor

Fervo Energy, petrol ve doğal gaz sektöründe kullanılan yatay sondaj tekniklerini jeotermal enerjiyle birleştiriyor. Google tarafından da desteklenen teknoloji, uygun doğal su kaynaklarına ihtiyaç duymadan kesintisiz ve düşük karbonlu elektrik üretmeyi hedefliyor.

Jeotermal enerji uzun zamandır güvenilir yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olarak kullanılıyor. Ancak geleneksel jeotermal santrallerin kurulabilmesi için yer altında doğal olarak oluşmuş sıcak su rezervlerine ihtiyaç duyulması, teknolojinin yalnızca belirli bölgelerde uygulanabilmesine neden oluyor.

ABD merkezli Fervo Energy tarafından geliştirilen yeni nesil sistem ise bu coğrafi sınırlamayı azaltmayı amaçlıyor. “Geliştirilmiş Jeotermal Sistem” ya da İngilizce adıyla Enhanced Geothermal System (EGS) olarak bilinen yöntem, yer altındaki sıcak fakat kuru kaya katmanlarından yararlanıyor.

Sistem nasıl çalışıyor?

Fervo Energy, petrol ve doğal gaz sektöründe yıllardır kullanılan yatay sondaj ile hidrolik çatlatma tekniklerini jeotermal enerji üretimine uyarlıyor.

Öncelikle kilometrelerce derinlikte bulunan sıcak kaya katmanlarına ulaşan kuyular açılıyor. Daha sonra sondaj yatay yönde ilerletilerek sıcak kayayla temas eden alan genişletiliyor. Açılan kuyulardan birinden yer altına su gönderiliyor. Kaya çatlaklarından geçen su ısınıyor ve başka bir kuyudan yeniden yüzeye çıkarılıyor.

Yüzeye ulaşan sıcak suyun taşıdığı ısı, elektrik üretiminde kullanılıyor. Soğuyan su tekrar yer altına gönderilerek çevrim devam ettiriliyor.

Bu yöntem sayesinde sistem, doğal bir sıcak su rezervinin bulunmadığı bölgelerde de teorik olarak kullanılabiliyor.

İlk ticari proje elektrik üretmeye başladı

Fervo Energy ile Google’ın birlikte yürüttüğü Nevada’daki Project Red, teknolojinin ticari ölçekte uygulanabildiğini gösteren ilk önemli projelerden biri oldu.

Yaklaşık 2.400 metre derinliğe ulaşan kuyularda gerçekleştirilen testlerde saniyede 60 litrenin üzerinde akış sağlandı. Tesis yaklaşık 3,5 megavat kesintisiz elektrik üretme kapasitesine ulaştı ve 2023 yılında şebekeye elektrik vermeye başladı.

Bu miktar büyük bir santral için henüz düşük görünse de projenin önemi, yatay sondaja dayalı geliştirilmiş jeotermal sistemlerin yalnızca laboratuvar ortamında değil, ticari koşullarda da çalışabildiğini göstermesi.

Google daha sonra Nevada’daki veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Fervo Energy kaynaklı jeotermal kapasitenin yaklaşık 115 megavata çıkarılmasını hedefleyen yeni bir enerji anlaşmasına destek verdi.

Sırada 500 megavatlık Cape Station var

Fervo Energy’nin Utah eyaletinde inşa ettiği Cape Station, şirketin bugüne kadarki en büyük projesi olacak. Tesisin ilk aşamada 100 megavat, tamamlandığında ise yaklaşık 500 megavat elektrik üretmesi planlanıyor.

Bu kapasite, yüz binlerce evin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek seviyeye karşılık geliyor. Projenin başarılı olması halinde Cape Station, dünyanın en büyük geliştirilmiş jeotermal enerji tesislerinden biri olacak.

Şirket, sondaj sürelerini ve maliyetlerini düşürmek için petrol sektöründe edinilen teknik deneyimden yararlanıyor. Daha uzun yatay kuyular açılması ve aynı bölgede birden fazla kuyu çiftinin kullanılmasıyla tek bir sahadan daha fazla enerji elde edilmesi hedefleniyor.

Güneş ve rüzgâra tamamlayıcı olabilir

Jeotermal enerjinin en önemli avantajlarından biri, hava koşullarından bağımsız olarak günün 24 saati elektrik üretebilmesi.

Güneş santralleri geceleri, rüzgâr santralleri ise rüzgârın yetersiz olduğu dönemlerde üretim yapamıyor. Jeotermal santraller ise sürekli çalışabildiği için elektrik şebekesine kararlı bir temel enerji kaynağı sağlayabiliyor.

Bu özellik, özellikle yüksek ve kesintisiz enerji tüketimine sahip veri merkezleri açısından önem taşıyor. Google’ın Fervo Energy’ye verdiği desteğin arkasında da yapay zekâ ve bulut bilişim altyapılarının hızla büyüyen elektrik ihtiyacı bulunuyor.

Teknolojinin aşması gereken sorunlar var

EGS teknolojisi önemli bir potansiyele sahip olsa da henüz çözülmesi gereken bazı teknik ve ekonomik sorunlar bulunuyor.

Derin sondaj işlemleri oldukça maliyetli. Ayrıca yer altındaki kayaların kontrollü biçimde çatlatılması küçük ölçekli sismik hareketlere yol açabiliyor. Kuyuların zamanla soğuması, su kaybı ve yer altındaki akışın uzun süre korunması da dikkatle yönetilmesi gereken konular arasında.

Bu nedenle Fervo Energy’nin Utah’taki büyük ölçekli projesi, teknolojinin yalnızca çalışıp çalışmadığını değil, rekabetçi maliyetlerle ve uzun süre boyunca elektrik üretip üretemeyeceğini de gösterecek.

Fervo Energy’nin yaklaşımı tamamen yeni bir enerji kaynağı keşfetmekten ziyade, uzun süredir bilinen jeotermal enerjiyi modern sondaj teknolojileriyle çok daha geniş bir coğrafyada kullanılabilir hâle getirmeyi amaçlıyor. Ölçeklendirme çalışmaları başarıya ulaşırsa geliştirilmiş jeotermal sistemler, kesintisiz düşük karbonlu elektrik üretiminde önemli bir seçenek haline gelebilir.

BT Magazin

BT Magazin, 13 Mayıs 2016'da yerli girişimleri tanıtmak için kuruldu.

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir